Hasankeyf Hakkında Bilgiler
Hasankeyf’in ne zaman ve kimler tarafından kurulduğu bilinmiyor.Ancak şehir ve etrafındaki binlerce mağara insanların buraya çağlar öncesinden yerleştiğini gösteriyor.
Hasankeyf, insanlığın en eski yerleşim yerlerinden biri olan Mezapotamya bölgesinde yer almaktadır. Hem içinden Dicle nehrinin akıp gitmesi, korunmaya müsait coğrafi yapısı, mesken olarak kullanılan binlerce mağarası hep dikkatleri çekmiş ve çağlar boyunca stratejik önemini korumuştur. Yekpare taştan meydana gelen kalesi nedeniyle “Hısn Keyfa” adını almıştır. Ancak başka isimler de kullanıldığı bilinmektedir.
ANTİK DÖNEMDE HASANKEYF
Milattan önceki dönemlerde Hasankeyf’in ne gibi tarihi gelişmelere sahne olduğu, kimlerin burada hüküm sürdüğü tarihin karanlık sayfalarından biridir. Bu konuda yazılı herhangi bir kaynak bulunmamaktadır. İleride yapılacak arkeolojik çalışmalar bu konuya ışık tutacaktır. Yalnız Mezapotamya bölgesine hakim olan kavimlerin en gözde yerlerinden birinin Hasankeyf olduğunu söylemek mümkündür.
BİZANS DÖNEMİNDE HASANKEYF
Miladi ilk asırlarda Hasankeyf, Bizanslılarla Sasaniler arasında el değiştirmiş. Zaman zaman Bizanslıların zaman zaman da Sasaniler’in elinde kalmıştır. Miladi dördüncü asrın ortalarında Hasankeyf’e sağlam bir kale yapan Bizanslılar, hemen hemen burayı bir daha Sasaniler’e hiç kaptırmamışlardır. Bizansın hakimiyeti Müslümanların burayı elegeçirdiği 7. Asrın başlarına kadar sürmüştür.
İSLAM DÖNEMİNDE HASANKEYF
Müslümanlar burayı ikinci halife Hz.Ömer döneminde M.638. yılında fethettiler. Halifeler döneminin ardından sırası ile Emeviler, Abbasiler, Hamdaniler, Mervaniler, Artuklular, Eyyubiler ve Osmanlılar buraya hakim oldu.
Hasankeyf, tarihi önemini Artuklular’ın M.S.1101 yılında buraya hakim olması ile kazandı. Bu tarihten itibaren o günkü ismi ile HISN KEYFA, ortaçağın önemli şehirlerinden biri oldu.
Kuzeyden güneye kıvrılıp giden Dicle nehri üzerinde yer alması ve o günlerde ticaretin önemli bir kısmının nehir yoluyla yapılması nedeniyle Hasankeyf, ticare ve ekonomik olarak da gelişti.
Hasankeyf’i Artuklular’dan alan (M.1232) Eyyubi Kürtleri, henüz bölgeye tam hakim olamadan Moğol istilası ve harabiyeti ile karşılaştı. Bircok yerleşim yeri gibi burası da altüst oldu.
Kürt Eyyubiler, Moğol şokunu atlattıktan sonra 14. Asrın başlarından itibaren Hasankeyf’i yeniden imar etmeye başladı. Özellikle bugün Hasankeyf’te bulunan birçok eserde imzası bulunan Eyyubiler’in, Sultan Süleyman zamanında bu imar faaliyeti zirveye ulaştı. Hasankeyf, Eyyubiler zamanında tarihinin en parlak dönemlerinden birini yaşadı.
Nihayet Osmanlılar’ın gücüne karşı direnemeyen, Safeviler’in baskıları ve iç hesaplaşmalarla iyice yıpranan Eyyubiler, 1515 yılında burayı Osmanlılar’a bıraktı. Bu tarihten itibaren şehir tarihi önemini kaybederek günümüze geldi. Ancak bütün ihmallere ve tabii tahribata rağmen birçok eseri günümüze ulaştırdı. Şimdi burada kısaca bu eserlerden bazılarına değinelim;
KALE
Kalenin eski çağlardan beri bir iskan yeri olarak kullanıldığı mağara yapılardan anlaşılmaktadır. Ancak kale olarak kullanılmaya başlanması Bizanslılar dönemine rastlamaktadır.
Yekpare taştan olması nedeniyle çok korunaklı olması, üzerinde birkaç tarihi eserin olması, gizli yollarla nehre inilmesi ve kaleye çıkan yol üzerindeki zarif, muhteşem taş kapısıyla dikkatleri çekmektedir.
Kaleye doğudan merdivenli bir yolla ulaşılmaktadır. Bu yolun hemen başında bulunan oyma taşlardan yapılmış Eyyübilere ait olduğu üzerindeki kitabeden anlaşılmaktadır. Bu yolun üst tarafında da kısmen harap olmuş diğer bir kapı yer almaktadır.
Kalenin kuzeydoğu ucunda dev bir kule gibi yükselen Küçük Saray yer almaktadır. Ayrıca kalede Ulu Cami, Büyük Saray yer almaktadır. Bu eserlerle ilgili bilgi verilecektir.
Kalenin dikkate değer özelliklerinden biri de, gerek Artuklular gerekse Eyyübiler döneminde buraya su çıkarılmış olmasıdır. Asırlarca kale bu su ile hayat bulmuş. Bu suyun kesildiği olağanüstü zamanlarda kalenin kuzeyinde yer alan merdivenli yollarla nehirden su alınmış.
Kalenin tarihlerde silah zoru ile ele geçirildiği yazılmıyor.
KÖPRÜ
Tarihi kaynaklarda köprünün 1116 tarihinde Artuklu Fahrettin Karaaslan tarafından yapıldığı yazılı. Ancak Hasankeyf 638 yılında Müslümanlarca fethedildiği sırada bir köprüden bahsedilmektedir. Bu nedenle köprünün antik bir temel üzerinde yapılmış olması ihtimal dahilindedir.
Kemer açıklılkları itibariyle ortaçağda yapılan taş köprülerin en büyüğüdür. Ortadaki büyük kemeri taşıyan iki orta ayağın arasındaki açıklık 40 metredir. Doğu ve batıdaki küçük kemerler dışındaki ortadaki büyük kemerler tamamen yıkılmış durumda.
Araştırmalara göre köprünün en büyük kemerin ortası ahşaptandı. Düşman şehre saldırdığı zaman bu ahşap kısım yerinden kaldırılır, düşmanın şehre girişi engellenirdi. Bu özellik köprünün ömrünü kısaltmış.
Köprünün önemli özelliklerinden biri de orta ayakları üzerinde yer alan ve on iki burcu simgelediği tahmin edilen figürlerdir. Bir ikisi dışında tahrip olmuş ve şekil olarak he ifade ettikleri anlaşılmaz hale gelmiştir. Köprünün ne zaman yıkıldığı da bilinmemektedir.
EL-RIZK CAMİİ
Dicle nehrinin doğusunda köprü ayağına yakın bir mevkide yer alır. Portal girişindeki kitabeden eserin, 1409 yılında Eyyubi Sultan Süleyman tarafından yaptırılmıştır.
Bugün camiden sadece minare sağlam kalmış. Kısmen yıkılmış portal giriş kapısında yer alan kitabenin altında bitkisel süsler arasında Allah’ın doksan dokuz ismi yazılmış. Camiin önemli özelliklerinden biri de cami minaresinin çift yollu olmasıdır.
SULTAN SÜLEYMAN CAMİİ
Minare şerefeden itibaren bilinmeyen bir tarihte yıkılmış. Minare, kuşaklara ayrılmış, kuşaklar farklı bitkisel süslerle bezenmiş.
KOÇ CAMİİ
Sultan Süleyman Camii doğusunda yer alır. Genel özelliklerinden, alçı süslemelerinden Eyyübiler’e ait olduğu tahmin edilmektedir. Yer yer sökülmesine rağmen Hasankeyf’te en canlı alçı süslemelere sahip bir eserdir. Kitabesi olmadığından kesin olarak kimin tarafından yapıldığı bilinmemektedir.
ZEYNEL BEY TÜRBESİ
Kısa bir süre Hasankeyf’te hakim olan Akkoyunlular’a ait tek eserdir. Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan’ın oğlu Zeynel Bey’e ait olduğu üzerindeki kitabeden anlaşılmaktadır.
KALEDEKİ ULU CAMİ
Eyyubiler’in Hasankeyf’teki ilk eseridir. 1325 yılında bir kilise kalıntısı üzerine inşa edilmiş. Yapı gibi minaresi de genellikle moloz taşlardan yapılmıştır. Minarenin kuzeyinde bulunan alçı süsleme ve kitabe dikkate değer. Cami minberinden günümüze ulaşan ahşap kitabe, yazısı ve oyma süsleri ile günümüze ulaşan nadir parçalardardan biridir.
KÜÇÜK SARAY
Kalenin kuzey-doğu ucunda bulunmaktadır. Saray, aşağıdan itibaren yontulmuş kaya kütlesi üzerinde inşa edilmiş. Eyyubilerin Hasankeyf’teki ilk eserlerinden biridir.
Kuzeye bakan cephedeki pencerenin üstünde iki aslan kabartması, bu kabartmaların ortasında kufi levhalar yer almaktadır. Sarayın kuzey ve batı cephelerinde alçı süslemelerin izlerine rastlamaktadır.
BÜYÜK SARAY
Kalenin kuzeyinde Ulu Camiinin altında yer almaktadır. Büyük ölçüde yıkılmış ve göçükler altında kalmıştır. Yapının en önemli özelliği, binadan bağımsız, giriş kapısının karşısında diktörtgen bir kulenin yükseliyor olmasıdır. Burası kesme taşlardan örülmüş, köprüden olduğu gibi taşlar madeni kromplarla birbirine kenetlenmiştir. Burasının gözetleme kulesi veya yıldırımlık görevi gördüğü tahmin ediliyor.
HASANKEYF’E ULAŞIM VE KONAKLAMA
Hasankeyf , Batman-Midyat karayolu üzerinde yer aldığından önemli bir geçiş noktasında yer almaktadır. 35 km uzaklıktaki Batman’dan ulaşmak mümkün olduğu gibi, bir başka tarih hazinesi olan Mardin’den Midyat’a, oradan da Hasankeyf’e ulaşılabilmektedir. Hasankeyf’in Mardin’e uzaklığı 120, Midyat’a uzaklığı ise 50 km.dir.
Hasankeyf’e en yakın havaalanı Batman’da bulunmaktadır. Bölgenin önemli bir ulaşım noktası olan Diyarbakır havaalanı da Hasankeyf’e 135 km. mesafededir. Ayrıca Mardin’de de havaalanı bulunmaktadır. Bunun yanı sıra Batman’a demiryolları ile Türkiye’nin her yerinden de ulaşmak mümkündür.
Hasankeyf ilçe merkezinde şimdilik 10 yataklı Öğretmenevi ve 20 yataklı bir pansiyon dışında pek konaklama imkanı yoktur. Hasankeyf’e ve bölgeye turistik amaçlı gelenler toplam 1200 yatak kapasiteye sahip Batman il merkezinde konaklayabilmektedirler. Her kesimin ihtiyaçlarına cevap veren oteller gelen misafirlere hizmet vermektedir.
,,
Hasankeyf ile ilgili genel bilgiler
COĞRAFYA
Güneydoğu Anadolu Bölgesinde bulunan Batman ilinin, kuzey ve kuzeydoğusu yüksek, sarp ve dağlık olup güneyi ise dağlık ve engebelidir. Dicle nehri batıdan doğuya akarak il topraklarının içinden geçer. Batman çayı, Batman-Diyarbakır il sınırını çizerek Dicle nehri ile birleşir. 4000′i aşkın mağaranın bulunduğu bu bölge dünyada benzeri az bulunan bir doğa harikasıdır. Batman’da karasal iklim hüküm sürmektedir. Bölgede yazları sıcak ve kurak, kışlar soğuk ve yağışlı geçer. Batman ili 41 derece 10 dakika ve 41 derece 40 dakika doğu boylamları ile 38 derece 40 dakika ve 37 derece 50 dakika kuzey enlemleri arasında yer alır.
RAKIMI: 550 M.
BATMAN’IN KOMŞULARI:
Kuzeyde Muş - batıda Diyarbakır - doğuda Bitlis ve Siirt - güneyde Mardin
YÜZEY ŞEKİLLERİ:
İlimizin kuzey ve kuzeydoğusu yüksek sarp ve dağlık olup güneyi ise dağlık ve engebelidir.
DAĞLARI:
Sason Dağları ( Aydınlık Dağları ) : 2500 m. Meleto 2967m. Kuşaklı Dağı 1947m Avcı Dağı 2121m. Meydanok Tepesi 2042m. Kortepe 2082m. Raman Dağı 1288m.
AKARSULAR VE GÖLLER:
Dicle Nehri, Batman, Sason, Garzan ve Pisiyar çayları ilimizin sınırları içinde geçmekte olan önemli akarsulardır. Sason ve Sorkan çayları Batman Çayına; Kozluk’un kuzeyindeki Aydınlık dağlarından doğan Pisiyar Çayı ve diğer küçük dereler Garzan Çayını oluştururlar. Kulp Çayı Sorkan ve Sason Çayları Batman Çayını oluştururlar. Batman ve Garzan çayları Dicle’ye dökülürler. Ayrıca Gercüş yöresinde Gürbüz ve Aydınlı Dereleri Dicle’ye dökülürler.
Batman Çayı:
Batman ile Diyarbakır arasında doğal bir sınır çizer ve 115 Km.lık kısmı Batman il sınırı içinde akar
Dicle Nehri:
Dicle Nehri batıdan doğuya doğru akarak Batman Çayı ile birleştiği yerde Diyarbakır il sınırını bittikten sonra Batman il sınırları içinde akmağa devam eder.
Garzan Çayı:
Batman - Siirt illeri arasında doğal sınır çizer. Garzan Çayı, Kozluk ilçesinin kuzeyindeki Aydınlık Dağlarından doğan Pisiyar çayı ve diğer küçük derelerden oluşur. İlimiz sınırları içindeki mesafesi yaklaşık 60 km. olup, Beşiri ilçesi doğusunda Dicle Nehri ile birleşir.
GÖLETLER:
İlimiz sınırları içinde Gercüş - Kırkat Göleti ile Kozluk Ceffan Göleti bulunmaktadır. Gercüş - Kırkat Göleti 1984 yılında DSİ tarafından yapılmış olup sulama amaçlıdır Kozluk Ceffan Göleti elektrik amaçlı yapılmıştır..
İKLİMİ:
Karasal İklim.
————————————————————————
İdari Durum ve İlçe Statüsünü Kazanması
1926 yılında Mardin İline bağlı Gercüş İlçesinin kurulmasıyla birlikte Hasankeyf bu İlçeye bağlı bir bucak merkezi iken, 18 Mayıs 1990 tarih ve 3647 sayılı Kanunla Batman’ın İl olmasıyla birlikte Hasankeyf İlçe statüsü kazanmıştır. İlçenin toplam Nüfusu 7.464 kişi olup, İlçe merkezinde 3.655 kişi, köylerde ise 3.809 kişi yaşamaktadır İlçenin 18 köyü ve 7 mezrası bulunmaktadır.
Ekonomik-Sosyal Durum
İlçe halkı 1974 yılına kadar kale başındaki yerleşim birimlerinde ve mağaralarda iskan etmiştir. 1974 yılında Afet evleri olarak bilinen 245 adet sosyal konut yapılmış olup, halk bu konutlara yerleştirilmiştir. İlçe merkez ve köylerinde halk, geleneklerine bağlıdır. Ev işlerinde kadınlar, ticaret, ziraat ve diğer sahalarda erkekler faaliyet göstermektedir. İlçe merkezinde vatandaşın bir kısmı ticaret ve ziraatla diğer bir kısmı nakliyecilik ve Dicle nehri yatağındaki kum işçiliği yoluyla geçimini temin etmektedir. İlçe Batman- Şırnak ve Batman-Mardin karayolu üzerinde bulunduğu için çok miktarda terzi, market ve lokanta faaliyet göstermektedir. El sanatları alanında sadece dokumacılık mevcut olup, küçük çapta balıkçılık yapan vatandaşlar mevcuttur. İşsizlik çok yaygın olduğu için genelde halkın gelir düzeyi düşük olup, ticaret gerilemiş halkın büyük bir kısmı Batman İl merkeziyle, Akdeniz kıyısındaki şehirlere göç etmişlerdir.
Ulaşım
Hasankeyf, Batman’a 37 Kilometre mesafededir. Batman - Midyat ana karayolu üzerinde olup, ulaşım yönünden hiçbir sıkıntı yoktur. Her an içinde bir toplu ulaşım aracına rastlamak mümkündür. Her gün Batman’a düzenli uçak seferleri yapılmaktadır. Her gün; Ankara - Batman, Batman - Ankara uçak seferleri olup, uçak yolculuğu 01.15 saat sürmektedir.
Nasıl Gidilir?
Karayolu : Türkiye’nin her yerinden otobüs seferi ile ulaşmak mümkündür.
Batman Ankara arası: 1012 kilometre Batman İstanbul arası: 1465 kilometre Batman İzmir arası: 1520 kilometre
Ulaşım :
Batman’dan Devlet Demir Yolları, Karayolları ve Havayollarıyla Türkiye’nin her yerine tren, otobüs ve uçak ile ulaşmak mümkündür. Batman’ dan Ankara ve İstanbul’a direkt İzmir’e ise aktarmalı olarak havayolu seferleri yapılmaktadır.
Havaalanı Tel : (+90-488) 213 91 49
T.H.Y. Bilet ve Rezervasyon Bürosu: (0488) 214 44 44 – 212 55 66 ONUR Hava Yolları Bürosu: (0488) 214 08 55 PEGASUS Hava Yolları: (0488) 213 98 46
Devlet Demir Yolları Gar Müdürlüğü: (0488) 213 27 70
Otobüs Firmaları: Öz Batmanlılar: ( 0488 ) 213 88 14 Can Batmanlılar: ( 0488 ) 214 61 61 Has Batman: ( 0488 ) 213 13 81 Lüks Batman: ( 0488 ) 214 98 18 Batman Petrol: ( 0488 ) 213 59 85 Otogar: ( 0488 ) 212 26 31
Turizm
Tarih ve doğanın kesiştiği, medeniyetlerin odak noktasında önemli bir tarih ve kültür potansiyeline sahip Hasankeyf’ te ortaçağ havasını teneffüs etmek mümkündür. Hasankeyf İlçesi özellikle hafta sonları yerli ve yabancı ziyaretçi akınına uğramaktadır.Yerli ve yabancı turistler Dicle nehri kenarında kurulan çardak tipi lokantalarda yemek yemekte, mağaralarda bulunan Yolgeçen Hanı gibi tesislerde dinlenme imkanı bulmaktadırlar. İlçede 20 yataklı Motel ve 12 yataklı Öğretmen Evi bulunmaktadır. (Öğretmen Evi tlf: 0 488 381 27 20)
HASANKEYF’E ULAŞIM VE KONAKLAMA
Hasankeyf , Batman-Midyat karayolu üzerinde yer aldığından önemli bir geçiş noktasında yer almaktadır. 35 km uzaklıktaki Batman’dan ulaşmak mümkün olduğu gibi, bir başka tarih hazinesi olan Mardin’den Midyat’a, oradan da Hasankeyf’e ulaşılabilmektedir. Hasankeyf’in Mardin’e uzaklığı 120, Midyat’a uzaklığı ise 50 km.dir. Hasankeyf’e en yakın havaalanı Batman’da bulunmaktadır. Bölgenin önemli bir ulaşım noktası olan Diyarbakır havaalanı da Hasankeyf’e 135 km. mesafededir. Ayrıca Mardin’de de havaalanı bulunmaktadır. Bunun yanı sıra Batman’a demiryolları ile Türkiye’nin her yerinden de ulaşmak mümkündür. Hasankeyf ilçe merkezinde şimdilik 10 yataklı Öğretmenevi ve 20 yataklı bir pansiyon dışında pek konaklama imkanı yoktur. Hasankeyf’e ve bölgeye turistik amaçlı gelenler toplam 1200 yatak kapasiteye sahip Batman il merkezinde konaklayabilmektedirler. Her kesimin ihtiyaçlarına cevap veren oteller gelen misafirlere hizmet vermektedir.
,,
Hasankeyf, Hasankeyf Batman, Hawar, Batman Hasankeyf, M.Latif Yıldız, Hasankeyf’in Çığlıgı, Hasankeyf Hakkında, Hawar Kitabı, Hasankeyf Resimleri, Latif Yıldız, Ilısu Barajı, hasankeyf, m.latif yıldız, Hasankeyf barajı, Hasankeyf Hawar,





